MENÜ
Erzurum -5°
Dadaş Tv
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Andican tarihe not düştü..
Gündem
11 Aralık 2010 Cumartesi 03:27

Andican tarihe not düştü..

İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi ve Devlet eski Bakanı Ahad Andican, Avrupa Birliği üyeliğinin Türki Cumhuriyetlerin üçüncü ülke statüsüne geçmelerini zorunlulaştıracağını belirtti.
İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi ve Devlet eski Bakanı Ahad Andican, Avrupa Birliği üyeliğinin Türki Cumhuriyetlerin üçüncü ülke statüsüne geçmelerini zorunlulaştıracağını belirtti. Andican, “İlişkilerini AB normları içerisinde oluşturmak zorunda olduğu için Türkiye, bu ülkelerle birebir özel politikalar oluşturma şansını büyük ölçüde kaybedecek” dedi.
Atatürk Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin davetlisi olarak Erzurum’a gelen İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi ve Devlet eski Bakanı Ahad Andican, ‘Küresel güçler ekseninde Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ve Türkiye’ konulu bir konferans verdi. Çin’den Kafkasya’ya kadar uzanan bölgede var olan enerji kaynaklarının ABD, Rusya ve Çin’in bu bölgede mücadele etmesine neden olduğunu belirten İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi ve Devlet eski Bakanı Ahad Andican, Türkiye’nin bu bölgenin dışına itildiğini söyledi.
Türkiye’nin Orta Asya ülkeleriyle ekonomik ilişki düzeyinin çok yüksek olmadığını kaydeden Andican, buna karşın uluslararası siyasette bu cumhuriyetlerin olmasının Türkiye için çok önemli olduğunu aynı durumun bu ülkeler için de geçerliliği olduğunu ifade etti.
Orta Asya’yla tarihi, kültürel ve ekonomik bağları olan Türkiye’nin 2001'de ABD’nin bölgeye harekatıyla dezavantajlı bir duruma düştüğünü dile getiren Andican, “Bu bölgenin ülkeleri, artık Türkiye’nin aracılığına ihtiyaç olmadan batıyla ilişki kurar hale geldi. Batı’da bu ülkelerle birebir ilişki kurmaya başladı. Böylece Türkiye, dışarıya doğru itilmiş oldu. Şangay İşbirliği Örgütü’nün güçlenmesi, Afganistan’da ABD’nin var olması Türkiye’yi bu eksenden büyük ölçüde dışarı itti. Şu andaki durum, 1990'daki Türkiye Türk Cumhuriyetleri ilişkilerinin çok gerisinde. Çünkü uluslararası konjöktür ve dengeler böyle bir noktaya gelmiş durumda. Bu gelecekte değişir mi bilemem. Ama Şangay İşbirliği Örgütü’nün NATO’yu dengeleyecek bir siyasi örgüte dönüşmesi durumunda, NATO üyesi bir Türkiye’nin bu cumhuriyetlerle Türk olmalarına rağmen, bizim gönlümüzdeki gibi bir ilişki kurmasını beklememek lazım. Çünkü ayrı blokların üyesi olacaktır. Reel politik bunu gösterir. Ama bu cumhuriyetlerin liderlerinin bazıları bütün bu negatifliğe rağmen bunu önlemek için çalışıyor. Yine de sonuçta devletler, bölgesel, uluslararası ve ekonomik ilişkilerden etkilenir. Enerji zengini bir Kazakistan’ın kendisinden enerji almayan bir Türkiye’yle ilişkisi, enerji alımı yapan Çin veya Rusya’yla aynı boyutta olmasını beklemek romantizm olur” diye konuştu.
ORTA ASYA TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
Türkiye özellikle Kafkasya ve Azerbaycan merkezli entegrasyon politikasını her alanda ciddi bir biçimde sürdürmek zorunda olduğunu aktaran Andican, “Çünkü tarihsel ve coğrafi konum itibariyle en uygun alan burası. Eğer bu başarılırsa Hazar sınırına ulaşmış bir Türkiye, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’yle doğrudan bağlantı kurabilecek bir ülke haline gelir. Bunun için Türkiye’nin Türki Cumhuriyetlerle ilgili dış politikasında Azerbaycan’ı ön plana çıkarması gerekir. Reel politik böyledir. Peki bu cumhuriyetler için ne yapmak lazım? Bu cumhuriyetlerin kendi aralarında bir Türkistan ya da Orta Asya Cumhuriyetleri Birliği’ni kurmaları için gerekli alt yapı desteğini Türkiye’nin sağlaması gerekir. Bu cumhuriyetlerin liderlerinden bazılarının bu durumun farkında olmaları lazım. Romantik açıdan baktığımızda onlar nasılsa bizim gibi Türk diye düşünüyoruz. Ama oradaki devletlerin bir çoğu, boy ismini bir milliyet unsuru olarak kullanıyorlar. Tabi bunu yadsımamak lazım. Ama Türki Cumhuriyetler bunu yaptığı sürece de sizin bir Türk birliği oluşturmanız zaman alır. Bütün bu unsurlar gelecekte Orta Asya Türkiye ilişkilerini şekillendirecek şeylerdir” diye konuştu.
Avrupa Birliği üyeliğinin Türkiye’nin Türki Cumhuriyetlerle olan ilişkisini etkileyeceğini vurgulayan Andican, “AB üyeliği, bu cumhuriyetlerin üçüncü ülke statüsüne geçmelerini zorunlu olarak sağlar. İlişkilerini AB normları içerisinde oluşturmak zorunda olan Türkiye, bu ülkelerle birebir özel politikalar oluşturma şansını büyük ölçüde kaybedecek. Bu Norveç yada Fransa için fark etmez ama bu Türkiye için çok önemlidir” dedi.
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Nusret
 11 Aralık 2010 Cumartesi 21:25
Şu anda ülkemizin geliştiğini ve büyüdüğünü sanıyoruz ama bunların büyük kısmı Avrupa dayatmaları sayesinde verilmiş olan birtakım tavizlerden dolayı ulaştığımız şeylerdir,para ve maddi yönlerden eğer bizi sıkıştırmıyor ve oyun oynamıyorlarsa gerçekten Avrupa ve ABD'nin bazı oyunlardan vazgeçtiğini gösterir, aksi taktirde bazı tavizler vermesek bugün ülke daha berbat durumda olabilir emin olun.Herşey refah ve huzur dolu görünüyor,bunda bizim katkımız büyük ama tavizlerin de etkisi büyük...
 Op.Dr.Zakir ARAZ
 11 Aralık 2010 Cumartesi 10:46
Sayın Andıcan'ın görüşlerine katılıyorum.AB nin Türkiyeyi tam olarak bünyesine almayacağına,emrettiği kriterlerle kültürümüzü,birlik beraberliğimi,ordumuzu yıpratacak türki declet toplulukları ile ilişkilerimizi bozacak ve hedefine ulaşacaktır.Hedef Türkiyeyi güçsüz ve kendi içkarmaşası ve ekonomisi ile uğraşan bir ülke haline getireceğine ve sonunda AB diye birşey kalmayacağına inanmakta olduğumuda paylaşmak istedim.Umarım ki yanılırım da zenginlik,mutluluk,avrupalılık (!) vb senaryolar gerçekl
Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Dadaş Tv